Primary Color:
Primary Text:
Secondary Color:
Secondary Text:
Tertiary Color:
Tertiary Text:
Color Picker
Preview
FeaturesTypographyTutorials
Module Title
Home
Module Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Ut non turpis a nisi pretium rutrum. Nullam congue, lectus a aliquam pretium, sem urna tempus justo, malesuada consequat nunc diam vel justo. In faucibus elit at purus. Suspendisse dapibus lorem. Curabitur luctus mauris.

Module Title
Module Title
Instructions

Select a predefined style from via the drop-down or choose your own colors via the handy mooRainbow based color-chooser. When you are satisfied with your selection, click the "Apply Colors" button below to store your selection in a cookie.

Apply Colors
Color Chooser

Flaş Haber



Büyüdüm mü, hâlâ küçük müyüm Bir karar verin lütfen! Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Administrator   
YASEMİN YALÇIN AKTOSUN
Ergen, �artık büyüdüm� duygusuyla aileden giderek uzaklaşır ve kendini sosyal ortamda ispat çabasına girer. �Bana bir şey olmaz� duygusu içindeki ergen, aşırı güven sonucu pek çok hatalar işleyebilir.

Henüz 15 yaşındaki çocuğunun, �Bugün eve geç gelebilirim.� ifadesine karşın annenin tavrı; �Ne o büyüdüm tavırları öyle!� şeklinde olur. Bir başka gün oğlunun bilgisayar oyunları ile ilgilendiğini gören anne bu defa, �Çocuklar gibi oyun oynuyorsun. Biz seni tam büyüdü diye düşünüyorduk.� der. Bu ve benzer örnekleri yaşayan ergen yavaş yavaş bu durumdan rahatsız olur ve bunu minik bir isyan cümlesi ile dile getirir: �Artık bir karar verin, ben büyük müyüm, yoksa hâlâ küçük mü?� Özellikle ergenliğin ilk yıllarında, bu örneğe benzer yaşantı durumları sık sık karşımıza çıkar. Büyümüş olmak veya henüz küçük olmak arasındaki tatlı ama karışık bir dönemdir ergenlik. Bu nedenle özellikle başlangıçta ergenin ve ailesinin kafası oldukça karışır. Yani hem aile ergenden artık tam olarak ne istemesi veya beklemesi gerektiğini bilemez hem de ergen karışık duygu süreçleri içinde olduğundan bir gün kendisini çok olgun hissederken, diğer bir gün çocukluk dönemine geri dönmek isteyebilir.

GERÇEKTEN BÜYÜDÜ MÜ BU ÇOCUKLAR?

Çocukların bu dönemi yetişkinlik öncesi bir dönem olarak değerlendirilir, ergenden yavaş yavaş olgunlaşması istenir. Bir nevi yetişkinliğe ve geleceğe hazırlık evresidir. Bu nedenle meseleye büyümek veya henüz küçük olmak olarak bakmamak gerekir. Çünkü bu bir kendini ve hayatı tanıma dönemidir. Ve ergen yavaş yavaş ilerliyordur. İçinde bulunulan yaş dönemi dikkate alınarak, �Ben şu an ne beklemeliyim?� sorusunu ebeveyn gerçekçi bir biçimde kendisine sormalıdır. Ergenlik içinde de farklı yaş dönemleri vardır. Ve unutulmamalıdır ki; her yaştan beklenilmesi gereken farklı farklıdır. Örneğin 11 yaşındaki çocuğun arkadaşları geldiğinde annesinden yardım alabilecekken, 18 yaşına geldiğinde misafirini kendisi ağırlayabilecek sorumlulukları alabilir. Her sorumluluğun bir yaşı ve zamanı vardır. Bu nedenle ebeveynler acele etmemelidirler.

 


 

Ergenlere özel:
Büyümek, her istediğini yapmak değildir

�Büyük müyüm, küçük mü?..� karmaşasını ailen de yaşıyor. Bu konuda anlaşılmak en doğal hakkın. Bazen bu konuda ailenin tutarsız olduğunu düşünüyorsun. Bu konuda yaşanan çelişki ortamından kurtulmanın yegâne yolu konuşmaktır. �Nasıl olsa büyüdüm� denilerek ailenden bağımsızlaşmaya çalışmanın seni sadece o an için rahatlatacağını unutma. Çünkü bizler hangi yaşta olursak olalım, ailelerimize ihtiyaç hissederiz. Onlara karşı hem bağımsız gibi davranıp, hem ihtiyaçların konusunda onlara yakın olmaya çalışırsan sen de tutarsız davranmış olursun. Her konuda ailenle birlikte karar vermek ve atacağın adımlar konunda onların fikirlerini almak ve uygulamak senin bağımsızlığını ve özgürlüğünü asla kısıtlamaz. Büyümek eşittir, her istediğini yapabilme ve sınırsız özgürlük değildir.

 


 

 

NEDİR BÜYÜMEK?

 

ERGENE GÖRE:
Ergenler genellikle büyümeyi özgürlük sahalarını genişletme olarak değerlendirir. �Artık eve daha geç saatlerde gelebilirim�, �Her şey için izin almama gerek yok�, �Ne yapacağıma, ne giyeceğime kendim karar verebilirim� gibi konularda büyüdüklerini hisseder ve çeşitli isyan tepkileri gösterebilirler. Ergenlerin büyük bir çoğunluğu sorumlulukları bağlamında büyümüş olduklarını pek düşünmezler. Mesela ders çalışma sorumluluğu, odasını toplama, eve ait bazı işleri üstlenme, harcamalarını dengeleme vs. sorumluluklarının birçoğunu hiç görmezler.

EBEVEYNE GÖRE:
Ergenin bakış açısının tam tersi olarak çocuğu ne kadar büyürse büyüsün onu minik yavrusu olarak görür ve başına bir şey gelecek endişesi ile sürekli koruma altında tutmak ister. Çocuğunun yaptıklarının ve bulunduğu yerlerin tamamından haberdar olmak ister. Veya sürekli gözünün önünde olmasını ister. Yani ergenin bakış açısına göre çocuğunun özgürlüğünü kısıtlar. Ebeveynin büyümekten kastı sorumluluklar yönüyledir. Anne-babaya çocuğunun yaşça büyümesi; ev, okul ve sosyal yaşamla ilgili sorumlulukların yerine getirilmesini sağlamalıdır.

 

 

NE YAPMALI?
* Her defasında, �Odan dağınık!� diye söylenmek yerine, bu konudaki beklentilerini tatlı bir sohbet ortamında sunmalı ve çocuğunun da bakış açısını değerlendirerek ortak bir paydada buluşulmalıdır.

* Ergene, yaş dönemine göre özgürlük sahaları oluşturulmalıdır. Aksi takdirde kendince bir özgürlük sahası oluşturacak ve kimi zaman ebeveynini bu konuda bilgilendirip asi tavırlar sergileyebilecek, kimi zaman da gizli özgürlük alanları belirleyip ailesini haberdar etmek istemeyecektir.

* Çocuğuna karşı mükemmeliyetçi yaklaşılmamalı, minik gelişmeleri onore etmeyi ihmal etmemelidir.
 
< Önceki   Sonraki >