|
YASEMİN YALÇIN AKTOSUN Beklentiler eleştirerek veya dırdır ederek değil işbirliği havasında ergenin de fikirleri önemsenerek dile gelmelidir. Ergenlik duyguda istikrarsızlık dönemidir. Bazen çok gergin ve hırçın; bazen mutsuz ve asi olabilir. Çok üzerinde durmamak ve üstelememek gerekir. * Evden çıkana kadar aynanın karşısında iyice süsüne düşkün oldu. Ne var şu saçında anlamıyorum. 100 kere yapıyor sonra beğenmiyor, bozuyor. Bir işin ucundan tut desem, vaktim yok der ama. * Hep yorgun hep yorgun. Ya bilgisayar başında ya da uzanarak TV seyrediyor, müzik dinliyor. Genç dediğin biraz canlı olmaz mı? Neredeyse normal oturduğuna şahit olamıyorum. Oturuşu bile yarı uzanık. * Derslerle alakası yok. Aslında eskiden hep takdir, teşekkür alırdı. Ama şimdi notları çok düşük. Ders çalışsa yapacak ama çalışmıyor. Sene ortası; ama kitap defter tertemiz hiç dokunulmamış gibi * Sürekli ofluyor. Canım sıkılıyor diyor. * Çok hırçın. En ufak bir olaya tepki gösteriyor. Hele kardeşlerine hiç tahammülü yok. Sanki karşısında koca adam varmış gibi kardeşlerinin üzerine yürüyor. * Çok fazla dikkati dağınık, dalgın ve unutkan. Bazen kendisine seslendiğimiz halde bizi duymayabiliyor. * Başına buyruk davranıyor. İstediğini giymek, istediği yere gitmek istiyor. Artık izin alma gereği bile duymuyor. * Arkadaşlarını bize tercih ediyor. Arkadaşlarının ona daha fazla yardımcı olduklarını düşünüyor. Sanki biz onun kötülüğünü istiyormuşuz gibi düşüncelerimize hep karşı çıkıyor. * İnadı arttı. Dışarıda sakin bir çocuk ama evde çok asi ve saygısız. * Sorumluluk üstlenmiyor. Ne ders sorumluluğu, ne eşyaları ile ilgili sorumlulukları, ne ailesine karşı sorumlulukları, sadece arkadaşlarına karşı kendini sorumlu hissediyor. * Harçlıklarının yetmediğini söylüyor. Sürekli para harcıyor. Yeter bu kadar dediğimizde de �beni doğurmasaydınız, mecbursunuz.� diyor. * Bazen yalanını yakalıyoruz. * Evde mutsuz ve gergin. Ama dışarıya çıkınca yüzde 100 değişiyor. Yukarıdaki cümlelerden biri veya birkaçı ve belki de hepsi sizin evinizde de söyleniyordur belki. Öncelikle ebeveynlerin hiç unutmaması gereken bu sorunların çok fazla ebeveyn tarafından yaşandığıdır yani adeta evrenselleşmiş sorunlar ve yakınmalar gibidir sizin yaşadıklarınız. Birtakım taktikler geliştirmeli ve paniğe kapılmamalısınız. EBEVEYN NE YAPMALI? * Bedensel değişime bağlı olarak ergen kendini yorgun hissedebilir. * Ergenin güzel / yakışıklı olduğu ebeveyn tarafından fark edilmeli. Aynaya çok bakması eleştirilmemelidir. * Zıtlaşmak, güç gösterilerinde bulunmaya çalışmak işe yaramaz. Ergene anlaşılma duygusu yaşatılmalı ve onun safında olarak ona yanlışlar gösterilmeye çalışılmalıdır. * Unutulmamalıdır ki arkadaş bu dönemde çok önemlidir. Ergen çocuğunuzun arkadaşlarını tanımaya çalışın. Ama tanımadan acımasızca eleştirmeye kalkarsanız çocuğunuz sizi dinlemeyecek, haksız olduğunuzu düşünecektir. * Minik özgürlük sahaları oluşturmalı ve bu noktada ergene güvenildiği hissettirilmelidir. Mesela eve giriş saatleri bir önceki döneme göre çok az uzatılabilir. Aksi takdirde ergen kendince özgürlüğünü ilan edecek ve sınırlarını zorlayacaktır. * Dersler, sorumluluklar ve yaşanan çatışmalar konusunda bir uzman desteği almak en sağlıklı olandır. Ergenlere özel: Sözlerini tut Yakınma cümleleri her evde vardır. Ve sen her defasında �yine mi� diye düşünüyor sıkılıyorsundur. Şimdilik ebeveynini anlama sırası senin. Onların sana baskı gibi görülen davranışlarının bütünüyle bir kaygı sürecinin yansıması olduğunu unutma... Onlara tepki göstermek yerine kaygılanmamaları için onları rahatlatmayı dene. Yani arkadaşlarını onlarla tanıştır, onlara verdiğin sözleri tut, eve geliceğim dediğin saatte evde ol. Sorularını cevapsız bırakma. Bu şekilde hem onlar rahatlamış olurlar, hem de sen kendine daha fazla güvenildiğini fark edersin.
|